Bir zamanlar bir çift, evlenmeden önce şöyle deniyordu: “Biz farklıydık. Biz başkaları gibi olmayacağız.” Ama yıllar geçtikçe farklıydılar ki, fark yaratmak için değil, birlikte kalmak için her gün yeniden karar vermek gerekiyordu. Çünkü evlilik; Romantik sahnelerden, büyük şakalardan ya da mutluluk dolu anlardan değil, küçük seçimlerden, sabırla aralıksız konuşmalardan ve karşılıklı fedakârlıklardan oluşur.
1. “Seninle Olmaktan Mutluyum” Deyip de İçinde Yalan Olmamak
Her çiftin yaşadığı dönemler vardır ki, birlikte olmak kolay gelmez. Günlük yaşamın sıkışıklığı, finansal sorunlar, çocuk yetiştirme yöntemleri veya hayatlar o şaşırtıcı sürprizleri evliliğin özüne gölge düşürebilir. Bu seçeneklerde en çok ihtiyaç seçeneği şey, partnerinizin beklediğinin keyfini çıkarabilmek. Anahtarınızı kaybettiğinizde sadece bir tanesini kaybetmek değil, bir dostluğu da kaybedebilirsiniz.
Mutluluğun temeli, birbirinizin yaşadığınız vakitten keyif almaktan geçer. Keyifli olmak için büyük şeyler gereksizdir; birlikte çay şarabı, gece boyunca mutfakta patates kızartması, hava durumunun aynı şehirde değişimi gülümsemek bile yeterlidir. Önemli olan, o anlarda birbirinizin yanında olmanın zevk parçalarıdır.
2. Dinlemeyi Öğrenmek: Sessizliği Bozmak Değil, Anlamaya Çalışmak
Çoğu kişi, eşinin konuştuğu sırada ne diyeceğini düşünürken, dinlemeye fırsat tanır. Oysa evlilikte gerçekten önemli olan, konuşmaları değil, sessizlikleri duymaktır. Eşiniz bir şey anlatırken, içinde kaldığınız ama dile getiremediğiniz endişeyi, korku ya da umut varsa, bunları duyabilmek büyük bir duygu ister.
Dinlemek; cevap dosyası değil, anlayabilmektir. Eşiniz siz konuşurken sürekli sözünüzü kesip başka yöne çekmiyor mu? Ya da konuşmalarınızda tam olarak aynı şeyleri tekrarlıyor musunuz? Buler, ilişkinizde gerçek anlamda iletişim kurulmadığının göstergesidir. Gerçek dinleme, empatiyle başlar. Empati sadece duygusal değil, stratejik bir çabadır.
3. Sevgiyi Göstermek İçin Her Zaman Romantizme Gerekmez
Evliliğin ilk yıllarında sevgiler, çiçeklerle, mektuplarla, sürpriz öğle yemekleriyle kendini gösterir. Ama yıllar geçtikçe bu şakalar yerini günlük yaşamın sıradanlıklarına bırakır. Bu yerde unutulan şey şudur: Sevgi gösterisi her zaman büyük olmak zorunda değildir. Hatta en güçlü sevgi ifadeleri bazen en küçük davranışlarda saklıdır.
Kahvaltınızı yaparken partnerinizin bardağına su doldururken, park ederken onun içinde genişleme, alışverişten dönerken elindeki poşetleri arasında yer almak… Bu tür küçük davranışlar, “seni önemsiyorum” demenin en samimi yollardır. Romantizm uzun süre kalıcı olmasa da, bu tür küçük eylemlerin bir gösterimi yıllar boyu sıcaklık katacaktır.
4. Kavga Etmenin Doğru Yolu Var Mı?
“Onun çift kavgası olur” derler. Evet, doğru. Ama önemli olan kavga edip etmemek değil, nasıl kavga ettiniz. Bazı çiftler, kavgalarından sonra birbirleriyle daha çok bağlar; bazılarıysa birbirinden uzaklaşır. Aradaki fark, kavgayı yönetme süresi devam ediyor.
Evlilikte sağlıklı kavgada birkaç kural vardır:
- Geçmişe dönük hesap sormak (Örneğin; “Geçen yıl da aynı şeyi yapmayın…”)
- Küçümseyici dil kullanmamak
- Sorunun özüne ilişkin, ayrıntıları dağıtmamak
- Konuşmayı sonlandırmadan barışmayı denemek
Ayrıca, kavgalardan sonra yapılan pişmanlıkların kalıcı olarak saklanması için, olayların de ne istediğini net bir şekilde ifade edebilmesi gerekir. Çünkü asıl amacınız, kazanmak değil, çözüm bulmaktır.
5. Paylaşılmayan Beklentiler, Gizli Patlayıcı Gibidir
Beklenti, evliliğin en sessiz ama en yıkıcı belirleyicilerinden biridir. Çiftler, belirsiz beklentiler besler ama bunları açıkça söylemezler. Sonra da “Niye anlayamadın mı?” diyerek incirler.
Örneğin, bir eş hafta sonu birlikte zaman beklerken, diğer işinden geri kalan olaylar aralıklı olarak istenir, burada bir uyumsuzluk doğar. Bu beklentiler paylaşılmazsa, biri ihmal edilirken diğer baskı altında kalır.
Bu nedenle evlilikte en sağlıklı yaklaşım, beklentilerinizi net ve bir dille ifade etmektir. “Ben şu şekilde kesintiler çünkü…” cümleleri, içeriğinden kaynaklanan içeriğin başlatılmasının en güzel şekilde anlatılması.
6. Sevgi, Ne Zaman Biter Ne Zaman Başlar?
Sevgi, bir anda bitmez. şu anda erir. Gün geçtikçe ilgi azalır, dokunuşlar eksilir, sohbetler yüzeyselleşir. Bu süreçte fark etmek, sevgiyi yeniden yakalamak için ilk adımdır.
Aynı şekilde sevgi yeniden canlandırılabilir. Ancak bu, iki tarafın da paralel ve çaba göstermesini gerektirir. Sevgiyi canlı tutmak için gerekli olan şey, birbirine bağlı kalma iradesidir. Çünkü evlilik, sadece bir arada olmak değil, birlikte büyümek demektir.
7. Gerçek Mutluluk, Ortak Noktalarda Saklıdır
Evlilikte mutluluk aramak, her zaman ortak hobilerde ya da dışsal faktörlerde değil, ortak değerlerde aranmalıdır. Ortak bir hayal, bir vizyon, bir aile planı ya da yaşlanırken birlikte oturacak bir banka ihtiyaçları… Bunlar, ilişkinizi şekillendiren unsurlardır.
İnsanlar genellikle fiziksel çekim ya da maddi konfor nedeniyle evlenir. Ama uzun vadede mutluluk, ortak değerler ve yaşam tarzının kalıcı olması. Bu nedenle evlilik süreci “Bu kişiyle 30 yıl sonra da birlikte olmak muyum istiyor?” Vücudunuzda sormanız çok önemli.
Evlilik, bir maceradır. Ama bu macera, her günün yeniden yapılmasını gerektirir. Kimse mükemmel bir eş değildir, kimse kusursuz bir evlilik yaşamaz. Ama her çift, birlikte yürümeyi gerçekleştirir. Karşılıklı saygıyla, sabırla ve sevgiyle…
Çünkü evlilikte mutluluk, bir neslin varmak değil, birlikte yürümektedir.
