Özlemce Şeyler > Eğitim > Üniversitede Öğrenciyi Devamsızlıktan Bırakmak Hakkında Öğrenci ve Hocaların Yorumları

Üniversitede Öğrenciyi Devamsızlıktan Bırakmak Hakkında Öğrenci ve Hocaların Yorumları

Şöyle bir konu hala gündemde ne kadar üniversite yıllarını geçirmiş olsak da:”Üniversitede öğrenciyi devamsızlıktan dersten bırakmak.” Kimilerine göre yanlış, kimilerine göre doğru uygulama. Yanlış diyenler, öğrencinin derse gitme bilincine zaten sahip olduğu ve onu bu şekilde kısıtlamanın yanlış olduğunu savunuyor. Doğru diyenlerse öğrencinin yeterince sorumluluk sahibi olmadığına inanıyor. Gelin toplumun bu konu üzerindeki yorumlarını dinleyelim:

Üniversitede Öğrenciyi Derse Gelmedi Diye Devamsızlıktan Bırakmak

  • Benim de benzer şekilde düşündüğüm bir arkadaşın yorumu:

üniversite yıllarımda başıma gelen olaydır .acayip sinir bozucu gelmişiz kaç yaşına ne sınavlardan geçerek ne yarışlar kazanarak.universte de hayalimiz kendi ayaklarınızın üzerinde durmak tamamen bunu bitiren olay. çünkü koskoca insanlarız derse gitmeden zaten sınavlardan kalırız bunu serbest biraksaydinizda o bilinç kanimiza isleseydi.

üniversite dersleri

  • Faydalı bulan da var bu uygulamayı:

çok da faydasız bulmadığım, derste başarıyı arttıran bir kuraldır. ögrenci olduğum dönemlerde üniversitenin genel kuralıydı bu, belli sayıda derse gelmeyen öğrenci o dersten kalmış sayılırdı. bazi hocalar uygulamaz imza almazdı ama sadece kalabalık derslerin hocaları yapardı bunu.

  • Sebep sonuç ilişkisiyle üniversitedeki devamsızlığı sorgulayan ve bunun hakkında yorumlarını dile getiren bir okurumuz:

devam zorunluluğu olmayan bölümde okuduğum için karşılaşmayacağım durum. birçok bölümde derse katılım sağlamadan bilgiye kolaylıkla ulaşarak başarı sağlayabilecek öğrenciler vardır. öğrencinin bilgisi sınavlarla ölçüldüğüne göre devam zorunluluğu mantıksızdır.

  • İki neden ile devamsızlığın önemini vurgulayan bir yazarımız:

gerek hayata karşı sorumluluk bilinci aşılaması gerekse öğrenciye öğrenci olduğunu hatırlatması açısından belirli yüzdede devam zorunluluğunun şart olduğunu düşünüyorum.

  • Acı bir tecrübe üniversite hayatıyla ilgili:

iki + bir yıl hazırlık eğitim hayatımın 6 yıla uzayacağını başladığımda bende tahmin etmemiştim.ama saçma bir dersin saçma hocası tarafından devamsızlıktan bırakılıp.kıbrıs’tan işi bırakıp en sonunda derslerine girdiğim ve eğer mezun etmeseydi dövdürteceğim hocanın yaptığı şeydir.

  • Pek de katılmadığımız bir yorum da sıra:

bence derse baglı bu olay.hoca gercekten bırseyler ıcın ugrasıyor ve konuda kıtabı okuyarak geçilen bir ders ise hoca nın devamsızlıga önem vermesı cok anormal degıl herkes kıtaptan calıscaksa bu adam nıye derse gelıyor.ayrıca derse gelmeyıp ordan burdan soru alarak yuksek not alanlarda cok adil sayılmaz. not evim okula 1.30 saat.

üniversite yorumları itü ege odtü

Üniversite, Devamsızlık ve Öğrenci Yaşamı Üzerine

  • Koskoca adama da derse geleceksin demek ayıp ama:

bir insan üniversitede derse devam zorunluluğunu nasıl savunur aklım almıyor öğrenci dediğin adamın kadının da bir yaşamı var. oldu olacak ev ödevi verip hergün kontrol yapıp tik de atsın, yapmayanların da velilerini çağırıp rektörle konuştursun. çok saçma bulduğum ve üniversite de mashar olduğum bir konu.belki senin ders anlatışını beğenmiyorum ya da belki senin bilgini yeterli görmüyorum.torpil veya siyasi eller ile geldin ders anlatmaya çalışıyorsun… tüm bunları düşündüğün de neden dersine gelmeyeni yok yazıyorsun? lise 5, lise 6 mı zannediyorsun?

  • Akademisyenleri sevmeyen bir okurumuzun devamsızlık ve üniversite üzerine yorumu:

yoklama almasa koca amfiye 5 kişi toplayamayacak akademisyenlerin, egolarını tatmin etme yoludur. dersi anlatmada iyi olan hocalar yoklamayı takmazken slayt okuyanların tepesi atarsa sınıfı bile sayması bu sebeptendir.

  • Yaşanılan bir anı üzerinden:

bilkent üniversitesi’nde yaz okulunun son günü yüksek ihtimalle b+ gelecek dersimin term paperlarının teslim edilip dersin işlenmediği o son gün 5 dakika geç kalmamdan ötürü şirret bir akademisyen tarafından içine sürüklendiğim durum. disiplin kural falan diye zırvalayanların çocukları da okurken çalışmak zorunda kalır inşallah. eğitim sisteminin kezbanısınız yemin ediyorum. size nedir acaba merak içerisindeyim.

  • İTÜ, ODTÜ eğitimi almış birinden geliyor şimdiki yorum:

yerine göre doğru uygulamadır.. üniversitede iken zor bir dersimizin hocası devamsızlıktan kalan öğrencileri vf ile bırakırdı. yeteri kadar not alamayanları ise ff ile bırakırdı. böylelikle çok fazla öğrenci dersi geçemediği zaman, derse gelmediği için kalanlar, bu hoca da çok zor soruyo yaa diye ağlanamazdı.

Öğrenci Yaşamları Üzerine

  • Farklı bir bakış açısından bakan öğrenci:

bireyi bir şeye zorlamak saçmalıktır. gelmeyince zaten geçemeyecek dersi. gelince de dersi dinlemeyecekse hiç gelmesin. dersine gelmeden o dersi yapabiliyorsa final çıkışı elini sıkıp tebrik edeceksin. zaten gerek yokmuş dersine senin. dersine geldiği halde finalde geçemeyenlere de final bütte bişeyler söylersin.

üniversite öğrencileri ve hocaları yorumlar

  • Eğitim sisteminde reformu amaçlayan bir yazar:

ikinci üniversitemde bir yıl okudum, sıkılıp bıraktım. devam zorunluluğu saçmalıktır. her dönem başlamadan bütün devamsızlık hakkımı kullanırdım, derslerden de geçerdim. hatta akidemisyenler muhabbet için odalarına davet edip, kitap hediye ederdi. çoğunluğu ile tartışmışlığım vardır. müfredat da saçmalık. her akademisyenin farklı bir görüşü ifade edebilmesi gerekir. derste anlattığında sorumlusun mantığı, yaratıcılığı yok ediyor. benim önerim otomasyonda, ders seçimi yapılırken kaynakların dönem başlamadan bildirilmesi. devam zorunluluğunun kaldırılması. mezun olucak kişiden en az bölümüyle ilgili minimum 15 sayfadan oluşan beş makale vermesidir.

  • Ege Üniversitesi öğrencisinden:

kendi bölümüm için tam anlamıyla gereksiz olan ancak bir çok akademisyenin uygulamada direttiği sistem.özellikle öğrencilerin önemsiz gördüğü derslerin hocaları bu kozlarını fazlasıyla kullanıyor. o kadar uzun süredir kendini yenilemeyen, ders içeriğini güncellemeyen akademisyenlerden oluşuyor ki bölüm, çoğunlukla üst dönemlerden ve ya fotokopicilerden alınan notlar dersi geçmek için yeterli oluyor. kendi adıma gözlemim bunun yalnızca akademisyen egosundan kaynaklandığı. dersi geçmenin kriteri bilgi ve bunun değerlendirmesi sınav değil mi? gelsem ne gelmesem ne?

  • Akademisyen egosunu sanırım ikinci kez duyuyoruz konuda:

gayet yanlış bir uygulamadır. tamamen akedemisyenin egosuyla alakalı. kaliteli bir eğitmen olsa takacaği şey sınıfta ses olmayıp rahatca dersini anlatması. devam zorunluğu olmayan derslere katılımın daha çok olduğunu ve dersin kaliteli önemli olduğunun herkes bilincindedir.

üniversitede devamsızlıktan kalmak

  • Eğitim sisteminin asıl eksiğinin sistemin olmamasına değinen bir arkadaş:

anlamsız bulduğum durumdur. eğer devamsızlıktan kalınan döneme kalan kişiyi atıp yedeğini almayacaksan derse gelmediği halde o dersten not ortalamasını sağlayarak geçen birini neden bırakırsın ki? amaç planlanmış saatte öğrenciyi oraya dikmek mi? zaten gereken şeyleri öğrenip öğrenmediğini bir sınavla test ediyorsunuz.

Devamsızlık Evet Zorunlu Fakat Ya Bir Hiç Uğruna Tüm Yılı Tekrar Edenler

  • Eğitim sistemi, bilim ve devamsızlık üzerine:

robot yetiştirenlerin ve robot olarak yetişenlerin açığa çıktığı bir başlık. ortalaması ciddi anlamda iyi olan biri olarak şunu gönlüm rahat bir şekilde söyleyebilirim; devamsızlıktan öğrenci bırakmak tamamen vizyonsuzluktur.

üniversite denilen yer, bir insana sadece ve sadece ders anlatılan bir yer değil; sorumluluk bilinci, güzel ahlak, hayata bakış açısı, kültür vb. birçok şeyin gösterildiği ve uygulandığı bir yer olması gerekir. öncelikle bunlar olmadan bilimin olmayacağını anlamak gerekir. bunların içinde en önemlisi, özgürlük olmadan hiçbir şeyin kat’î sûrette olmayacağını anlamaktır. “bu dersten şu yüzden kaldın, şu dersten bu yüzden kaldın, yok devamsızlıktan kalırsın, normal öğretimin dersine giremezsin; imza attırmam.” gibi yaptırımlar öğrenciyi daha çok yıpratmakta ve psikolojik olarak başarısız olmaya daha çok itmektedir.

şimdi bir insan düşünün; binbir imkansızlıkla bir üniversiteye yerleşmiş, kredi yurtlar kurumu yurtlarında kalıyor ve ayrıca oradan burs alıyor. aldığı bursun yarısından fazlasını yurt aylık ücretine yatırmak zorunda ve bu sebepten dolayı okul dışında çalışıyor. sen -kıçı kırık hoca- kalkıp “devamsızlıktan bırakırım!” diyorsun. hadi len ordan. diyorsunuz ki rahat olanlar var. olsun kardeşim, o da onun kendi çizgisi. rahat olan zaten kalır, kalır, kalır. sonuç olarak eğitim sistemi kesinlikle bilime yönelik değil.

  • Lisans ve yüksek lisansın devamsızlık konusundaki farkına değinilmiş bu yorumda da:

lisans dersleri için gerçekten saçmalıktır. fakat arada bazıları yüksek lisansta hocasıyla tez görüşmelerine gitmediği için bırakılmasına kızmış. yok artık. insanlar istiyor ki ben okula hiç gitmeyeyim, açık öğretim misali arada bir sınava gireyim ve diploma alayım.
üniversite eğitiminin bu hale getiriliyor olması öğrencinin mi suçu yoksa öğrenciyi bu hale getiren sistemin mi suçu?

  • Hocasına ders veren bir öğrenciden geliyor sıradaki üniversite yıllarındaki devamsızlık anısı:

bir ders için dersi bilmeme, sınavlarından ödevlerinden iyi not almama rağmen yoklamadan kalmıştım. hoca çok disiplinli kuralcı biriydi. gidip konuştum, beni geçir, ben dersi biliyorum dedim. evet son ödevi yapıp yoklamadan kalan bir tek siz varsınız, adınıza üzüldüm demekle yetindi. biliyorum kuralcıydı, disiplinliydi. ne kadar üsteleseniz de geçirmezdi. biraz üsteler gibi oldum, çünkü 1 senem yanacaktı, fakat beklediğim tepkiyi aldım ve sesimi çıkarmadım.

devamsızlıktan sınıfta kalmak üniversite

bir sonraki sene, aynı derste hocaya dersi bildiğimi gösteren sorular sordum. hatta ileriki konulardan sorular. dersin teorisinin nereden geldiği noktasına kadar bile ileri gitmiş olabilirim. bir ara felsefedeki bir kavramla, dersin ilişkisinin ne düzeyde olduğunu araştırıyordum düşünün. her soru soruşumda yüzündeki o buruşukluğu gördüm. o sanki bu şimdinin sorusu değil, bunun cevabını sana verirsem sınıfın kafası karışacak gibi bir sürü yüz ifadesi okudum hocamın suratında. ben de bir yandan sorularımla, hocam benim burada ne işim var, beni neden geçirmedin diyordum. fakat sen o alanda doktora derecesinde bilgi sahibiysen ve ben o sınıfın o öğrencisiysem benim o soruyu sormaya hakkım var. akademik ortam çünkü. bana zaten bildiğim şeyleri anlatacağına, biraz ileri seviye bilmediğim şeyleri anlat ki yeni şeyler öğreneyim. ki derste geçirdiğim zaman boşa gitmesin.

yoklama zorunluğu olduğu için siz biliyorsunuz, siz derse gelmek zorunda değilsiniz de diyemiyor. adamın kuralcı kimliğine ters. çok da sevdiğim bir hocadır, anlatmak istediğimi anlamış mıdır bilmiyorum, ama anlasa da tavrının değişeceğini sanmıyorum. huy işte.

Akademisyenler Devam Zorunluluğunun Olmasından Yana

  • Bir hocadan geliyor şimdi devamsızlık üzerine:

hocalık kariyerimde hiçbir (başarılı olabilecek) öğrencimi devamsızlıktan bırakmadım. %50-60 benim için sınırdır. kusura bakmayın daha da aşağısı artık “dersini umursamıyorum” demek oluyor. ki zaten o devamsızlıktaki öğrencilerin vizeleri de inanılmaz düşük olur (evet devam durumu-sınav notlarını karşılaştırıyorum). bunun istisnasını görmedim. istisna olduğunuzu düşünüyorsanız öncelikle tebrikler, keşke karşılaşsaymışız diyorum. ben de yeni bir nirvana yaşardım.

öğrencilerin devam durumu hiçbir hocanın (en azından komplekssiz olanların diyelim) umrunda değil. bahsedildiği üzere, zaten kendini yeterli hissediyorsa o dersi geçer. bu kadar. özel bir durumu varsa gelir konuşur ve tatlıya bağlanır. bu işler çok atla deve değil. insan ilişkilerinizi geliştirin. hocalar öcü değil. (öcü olanlar da var). %50-60 dedim. bu benim için %70 sınırına yakınsamadır. bunun için çok çeşitli kıstaslar var açıkçası. nasıl karar verileceğine dair. ancak özetle şöyle diyelim; öğrencinin azmi ve ilgisi.

3 hafta üst üste derse gelmeyip sonrasında müthiş bir şekilde geri dönüş yapan öğrencim de oldu, aynı sürede yokları oynayan öğrencim de. gırtlak kanseri olan bir öğrencim vardı. 1.5 ay sonra derse geldi. durumu anlattı. “ya saçmalama bırak dersi, git ameliyatını ol, hayatına bak” demiştim. kız utana sıkıla durumu anlattığı zaman. kısacası dostlar hayat kısa ve üniversite devamsızlığını dert edinmek için çok daha kısa. bir şeyler başarmak için üniversiteden mezun olmak zorunda değilsiniz. hayat bunun örnekleriyle dolu. hadi diyelim ki zorundasınız; bu konu o kadar sıkıntı yaratılacak bir durum değil. bir derdiniz varsa hocanızla konuşun. yoksa sabahın köründe uykulu uykulu gelip perişan oluyorsunuz. uyku kalitesinin artırmanın yollarını da araştırmalısınız, sabah dersleri için çok önemli bu.

  • Devam zorunluluğuna farklı bir gözle bakmak:

eğer ben dersi anlatan kişi olsaydım yoklama alırdım. ilk dersimde öğrencilerime sistemimi anlatırdım. devamsızlıktan kalınmaz, ama derse hiç gelmeyen adam 49 alırsa 49’da bırakırım. ama sürekli derse gelen öğrenciyi 46 aldıysa 50’ye yuvarlarım mesela.

üniversite derslerine devam etmemek bırakmak

devamsızlıktan bırakılma olayına iyi gözle bakmıyorum. ancak şöyle bir şey var. bunu fırsata çevirin boş insan çok. mesela benim sınıf arkadaşım hiçbir derse gelmiyor. son hafta arkadaşlarını sıkıştırıyor bana ders anlatın diye. anlatmayanlara tavır alıyor. sınava girip çıkınca da “ben hoca olsam böyle sormazdım, süper kolay.” gibi yüzsüzce konuşup hiçbir derse girmeden dersi geçtim havasını bürünüyor. halbuki bilmiyor ki her derse girip konuyu özümseyen arkadaşları konuyu anlatmasa denklemler içinde kaybolup sınava gelmeye yüzü bile olmayacak. o yüzden bu şekilde boş insanlar için devam zorunlu olmalı. iyi gözle bakamıyorum devamsızlığa ama sen devam almazsan böyle başı boşlar gelmez. bu arada devam zorunluluğu olmasa da derse girmesek diyen adamlar sanki o 1 saat içinde atom parçalıyorlar. sabah 1 saat uyumak yada gece 1 saat erken çıkmak için bu kadar kendinizi yırtmayın.

hoca faktörü çok önemli diyenler de var. onlara şöyle bir şey söyleyebilirim. öğretmen bir dersi sadece slayttan anlatıyor 1.5 saat. iğrenç. sıkıcı. ama sınıf full çekiyor. çünkü öyle yada böyle o konuyu öğrenmek zorundasın. üstelik hoca yoklama almıyor. hani diyorsunuz ya yoklama almasa kimse girmez derse falan diye. slayt dışında ders notu bulamayan adam, hadi derse girme de görelim

Bana göre mi? Ben devam zorunluluğunu çok takmazdım, hatta benim dersime gelmeden geçen adamı gider tebrik ederdim. Öğrencilik yıllarımdaysa çok bir ders kaçırmadım, devamsızlıktan kalmışlığım yoktur ama devamsızlıktan kalmak diye bir deyimin de olmaması gerektiğini savunurum.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz

  10 yorum - “Üniversitede Öğrenciyi Devamsızlıktan Bırakmak Hakkında Öğrenci ve Hocaların Yorumları

  1. sevtap
    20/10/2017 at 11:06 am

    okuduğum üniversite ve çevremdekilerin anlattığı üniversitelere bakınca tamamen manasız bir icraat olduğunu söyleyebilirim. derste kaybettiğiniz vakte karşılık kazandıklarınız en iyi ihtimalle çok az oluyor. burada işini severek, hakkıyla yerine getiren insanlar da ne yazık ki ezbere eğitim tarzından dolayı bir yere kadar katlanılabilir oluyorlar. sabahın köründeki derslerse hiç çekilir gibi değil. çoğu zaman “bu saçmalıkları dinlemek için mi o kadar yolu geldim?” bakışı atıyorum hocaya. sözün özü, uygulamalı bir ders değilse çok da gerek yoktur.

  2. gülçin
    20/10/2017 at 11:06 am

    benim bile sınıftan 1tane arkadaşım olduğuna göre kimsenin devamsızlıktan kalmaması gereken durum.

    yerinize kimse mi imza atmıyor. ya da hoca her ders mi sayabiliyor sınıfı? bizde bi amfi var; daha sonunu gören olmadı. dersi 200kişi alttan alıyor. devam zorunluluğu varsa kesin böyledir. sizin gibi imza attırmayıp bir şey olmaz abi diyen çok. hadi saysın hoca. he tabi apartman bozması özel üniversiteli kardeşlerimin derdiyse bu allah sabır versin. paşa paşa gideceksin o derse.

  3. kayhan
    20/10/2017 at 11:07 am

    işi gücü olanları ayırırsak, bu vakite keyfinden uyumayıp sabah dersine gitmeyecekler ağlamasın yoklama diye. zamanında yatın erken kalkıp kahvaltınızı yapın adam gibi gidin derse. her hocanın dersi iyi değildir belki ama evde-yurtta- boş boş oturmaktan daha fazla şey katar size.

  4. esma
    20/10/2017 at 11:07 am

    şuna eminim ki ders kalitesi artırılırsa öğrenciler de gelmek isteyecektir.oturup slayttan bir şeyler okumak öğrencide otomatikman şöyle bir algı oluşturuyor yaaa ne gerek var zaten notları alırım okuyup çalışıp geçerim.en basitinden şu sorun halledilse gelen öğrenci sayısı inanılmaz artar artmak zorunda.evet türkiye’de öğrenciler sırf üniversite değil ortaokul lise de dahil buna okula gitmek istemiyorlar çünkü küçüklükten önlerine bir amaç hedef konulmuyor veya koyamıyorlar bu yüzden çok saçma geliyor bütün eğitim öğretim hayatı ve soğuyor ama aynı şekilde eğitim öğretim veren kurumlarda sütten çıkmış ak kaşık değil çok iyi bir plan programları yok ( geneli ) , kısaca sen kurum olarak ilk önce öğrencini adam etmeye çalış kuru kuru 2 soru çözerek göstererek ders işlenmiyor insanlara bir amaç öğretin niye geldiklerini bilmeyenlere özellikle. devamsızlık olayına gelene kadar neler var sistemde , 4 hafta gelmemişsin hadi siktir git kaldın bu mudur yani olay ? eğitim kalitesi bu mu ?

  5. osman
    20/10/2017 at 11:08 am

    aklıma geçen düşündüğüm bir deneyi getiren başlıktır. şöyle ki, üniversite 1. sınıf öğrencilerine “al sana diploma, bitirme notun da 3.5/4, bir daha okula gelmeyeceksin” desek acaba öğrencilerden yüzde kaçı kabul eder? muhtemelen %90’dan fazlası. ancak örneğin benim alanımda (bkz: bilgisayar mühendisliği) disiplini öğrenmeyen bir öğrenci elinde diploma olsa ne işe yarar ki? lisans öğrenimini başarı ile bitiren öğrenciler bile mezun olduktan sonra çok pahalı olan ek kurslara ihtiyaç duyabiliyor. okulda özellikle iş hayatında çok işe yarayacak temel şeyleri almak bedava. öğrenci lisede belirli bir emek verip nispeten yüksek puanlı olan bölümü kazanmış, amaç sadece diploma almak değil işi öğrenmek olmalı. tabi müfredattın içeriği ayrı bir tartışma konusu. öğrencinin hiçbir işine yaramayacak angarya işler de olabiliyor malesef eğitim sırasında.

  6. ismail
    20/10/2017 at 11:08 am

    hacettepeden bildiriyorum. 4 senelik gozlemdir.yoklama almayan yahut yoklamayi formalite icabi imza atin verin kagida modundaki kaliteli hocalarin dersinin doluluk orani fazla iken kendince disiplinli egosu devasa hocalar da herkes 4 devamsizligi mutlaka kullaniyor.kaliteli adamin sinavida zaten bilgiden ibaret olmuyor. extra bir gorus bir skill bir int eklemistir ve onu sinavda gorurse gecersiniz.

  7. mine
    20/10/2017 at 11:09 am

    en sonunda isyan eden akademisyenimizin yaptığını söylüyorum ahali
    -hoca sınıfa girer yoklama alır ve ben çıkıyorum dersi dinlemek istemeyen varsa çıksın iki dk sonra gelicem diyip sınıfı terk eder sınıfın neredeyse yarısı dışarı çıkar ve hoca isteyenlerle güzelce dersi işler
    -yani en azından bu yada yoklama kağıdını dagit prosedür icabı genç beyinler arkadaşlarının yerine de imza atsın sen de kontrol etme oh mis
    -ama bazı dersler varki hoca yoklama almıyor diye kimse gitmiyor derste kimse olmayınca hoca da ne yapsın mecbur ona diyecek birşey yok

  8. nermin
    20/10/2017 at 11:10 am

    hak verilecek bir durum değil üniversitede devamsızlıktan kalmak , tabi ki ama üniversite öğrencisini de gözünüzde çok büyütmeyin. iki satırlık epostada beş yazım hatası yapmadan yazamayan insanlardan bahsediyoruz sonuçta.

    son derece sorumsuz bir nesil var karşımızda ve bunları evde gidin kendi başınıza öğrenin diye salamazsın. ha öte yandan bunları 50 dakika bir sınıfa kapatıp öğren bunları diye de zorlayamazsın.

  9. ruşen
    20/10/2017 at 11:11 am

    ‘ben ne kadar az konusursam o kadar iyi ‘ dedikten sonra tahtaya slayt yansitan ve sadece birkac cumle ekleyerek dersi bitiren akademisyenler oldugu surece hicbiri beni derse girmemekle yargilayamaz.bir digeri yine slayt yansitir konuyu anlatir sonra konuya iliskin soruyu sorup facebook da gezmeye baslar 15 dk sonra aklina geliriz.soruyu anlatmaya cabalar ama onu da basaramaz.bir digerine gecelim o da sunum yaptirarak dersi gecirir hatta kendilerinin uyuya kalip derse gelmedigini bilirim , iste boyle bir akademisyen bu da, biz de gelmişiz üniversitede devamsızlıktan kalma konusunu tartışalım. baska bir ornek ile devam edersek cani isterse ders yapar cani istemezse de arakadaslar ders yok diye sinifa gelir ama yarim saat kendini anlatir gider. o kadar ornek var ki soyleyebilecegim ve ne yazik ki cogunun dersine gidiyorum cunku aman dersi kacirmiyim.ama ben hicbirinde aman sen gelmedin kaliyorsun hakkini gormuyorum ki keza onlar da gormuyor.ister gelin ister gelmeyin insani boyleleri.

  10. Emin
    12/01/2018 at 11:25 pm

    Devamsızlıgın olmasi bi yerde iyi cunku ogrenciler dersi anlatan hoca ne kadar kotu de anlatsa bir aradayken tek basina dersi anlamaktan daha etkili kaldı ki universiteler derse hic girmeyelim ya da kismen girelim teorisiyle bagdasan bir kurum degildir bir universite dusunun ki dersler var ogrenci yok peki bu duvarlar derslikler süs olsun diye mi ya da savasta korunmak icin bir cesit askeri üs olsun diye mi yapildilar belki bazilarimiz kazik kadar olmus adam zaten bunun bilincindedir gelir ya da gelmez bu onu baglar diyebilir bi yerde gecerli bir dusunce evet gercekten bu bilince sahipsek ama ne yazik ki karsimizda oyle bir kusak var ki birakin derse gelip gelmemeyi okuma zorunlulugu olmasa okumaya bile tenezzul etmeyecek bazi seyler zorlamadan olmuyor fakaf tum bunlara ragmen devamsizlgin yaptirimlarini asla kabul edemem bir sinavda derse katilip da basarisiz olan bir ogrenciyle derse katilmayip sinavda basarili olan bir ogrenciyi ayni kategoriye koyamassiniz gercek su ki devamsizlik yapip da basarili olan ogrenci potansiyel ve nitelik olarak cok daha onde bizler de bu potansiyeli goz gore gore yok ediyor kendi haline terk ediyoruz benim anlayisimda kisiye fayda vermeyen hic bir ceza ceza degildir bunun yerine devamsizliktan kalan icin yapilmasi grreken sey ogrenciye ekstra zorunlu ders vererek onu sevmedigi ders icin ekstra ders almamasi icin devamsizliktan kalmayi goze almamasini ogretmektir ogrenci bu sayede dersten kalmamis olacak ustune girmefigi derslerin telafisini zorunlu bir sekilde almasini saglamis olacaktir iste gercek bir ceza buna denir egitimin ruhunu zerre kadar anlamayan siyasetcilerimiz bu sistemde ayak surtmeye devam etsinler ta ki ulkede islerine yaratacak nitelikli eleman kalmayana dek

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir