Özlemce Şeyler > Yazar - Kitap Önerileri > Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Dün 13 Eylül’dü. Tarihte ne olmuş diye bir göz atayım Wikipedia’ya dedim bir de ne göreyim. 13 Eylül 1788’de Danimarka İsveç’i işgal etmiş. Bizim uygar dediğimiz toplulukların geçmişi burası. Durun daha detay vereceğim.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Mustafa Kemal Atatürk’ün okunmasını tavsiye ettiği bir kitap Beyaz Zambaklar Ülkesinde. Hatta askeri okullarda okutuluyordu da benim bildiğim. Kitap neyi anlatıyor, Beyaz Zambaklar Ülkesinde’nin konusu nedir, öncelikle ondan bahsedelim. İskandinavya coğrafyasında geçiyor hikaye ve inanılmaz bir diriliş öyküsü: “Finlandiya’nın Dirilişi“.

 

köy enstitüleri kitabı oku

Finlandiya uzun süre İsveç’in sömürgesi olarak yaşamını sürdürüyor. İsveç, Finlandiya’yı işgal etmiş ve uzun yıllar egemenliği altında tutmuş.Bu süreçte İsveç’te nerede it kopuk, adam olamayan tip varsa göndermişler Finlandiya’ya. Bildiğiniz serseriler ülkesi olmuş Finlandiya. Ayrıca İsveç‘te tanıdık olup bir yere gelemeyenler de Finlandiya’da vali, müdür ve benzeri konumlara getiriliyormuş. Bakın burası medeniyetin şimdilerde beşiği denen ülkeler. İsveç’le, Finlandiya’dan bahsediyoruz, şu anda asgari ücretleri 10000 TL’ye yaklaşan ülkeler.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde Konusu

Peki sonra? İsveç, Finlandiya’yla kalmayıp Rusya’ya bulaşmış, o zamanın Sovyetler Birliği. E sen misin Rusya‘ya sataşan. Rusya gelip darmadağın etmiş İsveç’i. Üstüne Finlandiya’yı da bunların elinden almış. Finlandiya’ya da demiş, arkadaş bana bağlısınız ama ülkenizde naparsanız yapın karışmıyorum. Finlandiya’nın kaynaklarını bile kendine bırakmış Rusya. Ve o sefil, perişan topluluktan oluşan Finlandiya öyle bir toparlanmış ki, öyle bir gaza gelmiş ki, şaşırırsın. Halk eğitmenleri dedikleri papazlar oluşturmuşlar kendi aralarında. Papazlar hitabeti güçlü ve eğitime önem veren insanlardan seçiliyormuş.

finlandiya beyaz zambaklar ülkesinde

Sonra gönderiyorlar bu papazları halkın arasına mahalle mahalle. Papazlar hem eğitiyor hem de yeni eğitimciler buluyormuş. Tabi bununla da sınırlı kalmıyorlar. Bir doktor tabana inmek gerektiğini düşünerek köylere gidiyor. Köyleri görseniz iğrenirsiniz Finlandiya’da. İnsanlar o kadar cahil ki, nasıl ev yapıldığını bilmedikleri için kıyıda köşede uyuyorlar, tuvalet ile mutfak dip dibe. Isınma, soğuma gibi olaylar yok. Yılda bir kere yıkanan insanlar o zamanlar bunlar. O dönemin, Orta Çağ’ın cahil Avrupası hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler Angela’nın Külleri’ni okuyabilirler. Zamanla Finlandiya’da kalmayı tercih eden bazı İsveçliler’in de yardımıyla Finlandiya kendi içinde büyük bir gelişim gösteriyor, insanlar eğitiliyor. O hiçbir şey bilmeyen köylülerin önünde örnek evler yapılıyor, evlerin, ateş yakılan bir odanın nasıl olması gerektiği, bacası, penceresi her detayına kadar köylülere öğretiliyor. Hiçbir nokta atlanmadan verilen eğitimlerle Finlandiya şu anki konumuna ulaşıyor. angelanın külleri kitabı okuFinlandiya’da en yüksek maaşlar öğretmenlerin bunu biliyorsunuzdur. Sebebi de Finlandiya’nın halkın eğitimine çok önem vermeleri ve ülkede herkesin öğretmek olabilmek, birilerine bir şey öğretebilmek için yanıp tutuşması. Meclislerindeki politikacılarından daha çok aldıklarını kenara not düşelim. Bu arada Beyaz Zambaklar Ülkesinde’nde İsveçliler’i öven bir kısım var, hani soylu olduklarından bahseden ama o kısmı tam hatırlamıyorum. Finlandiya’ya o dönem verdikleri diğer bir isim Suomi, çöl ülkesini çağrıştıyor bu isim.

Şimdi gelelim Türkiye’ye. Köy Enstitüleri’ni bilirsiniz değil mi? Finlandiya’nın bu etkileyici eğitim sisteminden daha gelişmiş bir eğitim sistemi ve uygulamalı eğitim konusunda bir numaralı düzen Köy Enstitüleri. 40’lı 50’li yıllara damgasını vurmuştu ve Türkiye’den o dönemde birçok aydın çıkmıştı. Bu arada Türkiye’den dediysem Türkiye’nin köylerinden. Ayrıca Köy Enstitüsü öğrencilerinin her zaman elinde bir çalgı aleti olurdu. Bu genellikle mandolin ya da kemandı, tiyatro oyunları düzenlerlerdi her ay. Öyle de sanata ilgiliydi bu toplum. Ee sonra? Köy Enstitüleri kapatıldı.

Köy Enstitüleri Neden Kapatıldı?

Ee bu yararlı ve bir o kadar ülkeyi kalkındıran sistem, Köy Enstitüleri neden kapatıldı, kim kapattı? Sizce bir düşünün kim kapatmış olabilir? Evet Amerika. Şaşırmadınız değil mi? Ben hiç şaşırmadım, bakın taa 1950’lerden bahsediyoruz. Nasıl kapatıldı konusuna gelirsek. Bu Sovyetler Birliği, İkindi Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru:

Yav Türkiye sen öyle duruyorsun etliye sütlüye karışmadın hiç, aç limanları da ben bari senin üstünden saldırayım, hem seni de savaşa kendi tarafımdan katayım

diyor. Stalin’in sözleri bunlar. Milli şefimiz İsmet İnönü de hemen ABD’ye yetiştiriyor bu sözleri, bakın Rusya bizi böyle böyle tehdit etti hele bir el atın da şunlara yanıt verelim. Amerika da o dönem Truman Doktrini hâkim. Başkan Harry Truman, (sözde) Sovyetler Birliği’ni kafaya taktığını, Sovyetler’in tehdidine uğrayan her ülkeye yardım edebileceğini söylüyor. Komünizme savaş açıyor, vuu süper değil mi?

köy enstitüleri neden kapatıldı

Adamlar hayrına iyilik yapıyor. Yok işte o öyle değil. Bu Truman Doktrini adı altında ülkeye edilen yardım değil, tamamen ülkenin iç işlerine karışarak hem Rusya’ya o ülkeyi uzaklaştırmak hem de yardım edildiği belirtilen ülkenin geleceğini karartmak. Tahmin edin Rusya’ya karşı ABD’den yardım istenildiğinde ABD ne şart koştu? Tamam dedi yardım ederim ama sen de (sözde) Sovyetler Birliği eğitim sistemine benzeyen Köy Enstitüleri’ni kapatacaksın. Sovyetler Birliği eğitim sistemine mi benzeyen? Yok öyle bir dünya. Sovyetler Birliği uygulamalı eğitimden bihaber bir ülkeydi ve Köy Enstitüleri tamamen Türkiye’ye özel bir eğitim sistemiydi. Köy Enstitüleri hâlen var olmuş olsaydı, şu anda Türkiye bambaşka bir boyutta olabilirdi. Her zaman en üzüldüğüm nokta, güzelim Türkiye’nin inanılmaz bir potansiyeli olmasına rağmen bunun kullanılamaması, kullandırtılmaması. Hea şimdi neden Köy Enstitüleri tekrar kurulmuyor orası muamma. Kademeli eğitimi getirdiler ama Köy Enstitüleri kadar verimli bir sistem değil.

İşin özü, siz bir Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabını okuyun. Kitabın yazarının da Türkiye’ye gelip bir süre İstanbul’da yaşadığını hatırlatalım.

 

Bunları da okumak isteyebilirsiniz

  1 yorum - “Beyaz Zambaklar Ülkesinde

  1. Adanalı
    15/09/2017 at 8:43 am

    Lisedeyken okumuştum beyaz zambakları. Güzel bir kitap tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir